Dokunsan eline bulaşır tozum, üflesem yüzüne....

DOKUN VE KAL YARINLARIMDA....

  Sessizce ilerliyordu hayat, olması gerekenden daha sessizce.

Kulaklarımı uğuldatıyordu sessizlik(SEN-sizlik gibi ACI)

Kitaplara dalıyor ve geri çıkıyordum, kendimi veremediğimden olsa gerek.

Sıcaktı olması gerekenden daha sıcak, tenimi acıtıyordu,

Oysa bütün kış sıcağı özlemiştim(Ama hayat her özlenenin buna değmeyeceğini göstermişti.)

Ve bu gece sen bir kere daha bütün bunlara değmeyeceğini göstermiştin bana.

Sana yüklemeye çalıştığım anlamlar boşunaydı, boşu boşuna...

Kuytularda sakladığım özlemlerim vardı(Köşe bucak bir saklambaç olan özlemler...)

Koyu tonlara boyadım odamı ve elime değen ne varsa yere attım,

Artık bomboştu ellerim(Özgürlük bu muydu yoksa yeniden hapsedilmek mi?)

Tüm bedenimi geceye teslim etsem de, beynim tenimi kemirecekti(biliyordum)

Sus-tum, sadece sustum, duyacağın kadar yüksek sus-tum...

  

Yorum (8) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

SEN ÇAL, BEN DİNLİYORUM...

Sen çal ben dinliyorum, uyur gibi görünsem de dinliyorum,

Ben çalayım sen uyuyorsun, dinler gibi görünsen de dinlemiyorsun.

Çalıyorum, uyuyorum, dinliyorum, numara yapıyorum,kandırıyorum

Hepsi yalan sadece kendi kendime kalınca daha mutlu dinliyorum...

Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

YAŞLI DENİZ FENERİ...

 

                  Son dalgayı nasıl da bekliyor , yaşlı deniz feneri...

                    Hala umudu var , biliyor geleceğini.

                   Her dalga sesi adını fısıldıyor, adımı fısıldıyor

                           ADIMI,ADIM,ADI,AD,A A A...

               Yankım vuruyor duvarlarına ve geri dönüyor bana...

            Yankımsız alabildiğine, yaşlı deniz fenerimsin denizimin ortasında.

                          Ben ışığını gördüğüm yere yol alıyorum..

                       Bir gün yıkıldığını söylüyorlar, inanmıyorum.

              Siyah beyaz bir film karesi oluyorum kalabalığın içinde.

         Şimdi paslı bir resmin var bende, yazdığın şiirleri okuyor bana.

            DİNLEDİKÇE DAHA ÇOK ÖZLÜYORUM SENİ.

        Yaşlı deniz fenerim nasıl vurdu son dalga seni, beklediğine değdi mi?

                                   EVET dediğini duyuyorum..

                       Dalgaların koynundan geliyor şimdi sesin,

                        İYİYİM ÇOCUK DİYORSUN, İYİYİM...

           KIZMIYORUM BU KEZ BANA ÇOCUK DEMENE BİLE..

Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

KURGU(ACI YOK)

   Geceydi, soğuktu, sessizdi, ışıksızdı, yalnızdı, şarapsızdı... Sadece uzaklardan geceye eşlik eden bir şarkı vardı; kadın çığlığını andıran. Daha fazla odanın içinde kalamayacağını düşündü.Boğuluyordu. Kapıyı açtı ve gıcırtı deldi sanki sessizliği.Birden tüm siyah kelebekler ona doğru hücum ettiler, güne düşmüş yarasalar gibi. Ve gözlerini kapatarak koşmaya başladı.Sarmaşıklar vardı, dikenli ve bir o kadar kanatıcı.Çarpan kelebekte kanıyordu, kadın da.

Gözleri kapalı içinden şu sözleri defalarca tekrarladı:

Acıdan korkma, çünkü acı yok....

Acıdan korkma,

Kork-ma,

kork...

Yorum (4) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

KOYU KIZIL BİR SABAH....

Kopkoyu bir kızıl oluvermişti sabah,

Bu sabah denizi göremeyecektim, martılarla dans edemeyecektim gökyüzünde, balıkçılara rastgele derken gülümseyemeyecektim.

-Öyle üzgün üzgün bakma ,dedi bir ses. Haklıydı. Nasıl olsa bir kaç ay sonra bitecekti yaz dönemi ve yeniden ben o yoğun koşuşuturma dönemine girecektim.

Kalkıp perdeleri ve pencereyi açtım, kendime orta şekerli, köpüklü bir fincan kahve yaptım, 2-3 dilim bitter çikolatayı küçük, renkli bir tabağa yerleştirdim ve Ezginin Günlüğü eşliğinde kahvemi yudumlamaya başladım.

Günaydın, diye seslendim penceremden. Kimse duymadı, tatil sabahı herkes uykudaydı.

Günaydın, koyu kızıl sabah...

Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
<div><a href="http://minorcrisis.net/files/bob_dylan_-_one_more_cup_of_coffee.mp3">bob_dylan_-_one_more_cup_of_coffee.mp3</a></div>
Hosted by minorcrisis.net
body>